28.11.12


bunlar benim ilk yaptığım kurabiyeler... görüldüğü gibi şeker hamuru, pişen kurabiyelerin üstüne birkaç beden büyük :))) üç aylık bebeğe 6 aylık bebeğin zıbınını giydirmiş gibi :((( çok komik görünüyorlar değil mi?

kurabiyeler fırından çıktığında hüsrana uğradım tabii... ilk denememdi ve böyle bir sonuç almam kaçınılmazdı... ancak ben 'kolay pes edebilen' birisiyim ve böyle bir hüsran yaşamak şevkimi kırdı açıkcası... tarifi, çalışmalarını çoook beğendiğim Işıl Sözer ve Berna Gürşen'in birlikte kaleme almış oldukları 'Butik Pastacılık' kitabından almıştım... (hatta Berna Hanım'ın Kanaltürk'teki programı 'Tatlı Sürprizler'de adım adım nasıl şeker hamuru ile kurabiye yaptığını izlemiştim) ancak benim elimde vanilya özütü olmadığından ben şekerli vanilin koydum içine... ölçüler deseniz allaha emanet :))) zaten bütün bu uyumsuzluğun tek sebebi 'ölçü' bence... benim elimde ne mutfak terazisi ne de ölçü kapları var... kitapta her malzemenin ölçüsü detaylı olarak verilmiş ancak şu meşhur 'coupe' ölçüsüyle... örneğin kitapta 1 kap=300 ml un yazıyor, ama bu oran pudra şekeri için aynı değil... ben de oturdum oran-orantı problemi çözer gibi 1 kap un kaç yemek kaşığı eder gibi saçma bir hesaplamaya giriştim... ortaya 47,83 yemek kaşığı gibi bir ölçü çıktı haliyle... dolayısıyla ölçülerin birbirini tutmaması kaçınılmaz oldu... aman siz siz olun, eğer butik pastacılığa başlayacaksanız elinizin altında mutlaka profesyonel ölçü kapları bulundurun, benim gibi hesap makinesi değil :(((
şimdi bu yazdıklarımdan sakın kitapta yer alan kurabiye tarifi tutarsız gibi bir netice çıkarmayın aman aman... o kitabı yazanlar, bu işin profesyoneli, kullandıkları kap, ölçü, herşey profesyonel malzeme... ve eğer siz de bu işe gönül veriyorsanız, hiçbir malzemeden sakınmayın... yok öyle vanilya özütü alamadım, şekerli vanilin koysam bir şey olmaz herhalde diye kendi kendinize malzeme değişikliklerine gidip, yorumlamayın lütfen tarifleri :))) benden naçizane bir tavsiye... :)

bir sonraki yazımda ilk eminönü maceramı paylaşacağım :)

kurabiye tadında günler diliyorum, sevgiler... 


merhaba,

ben aslı.
butik kurabiye yolculuğuma çok kısa bir süre önce başladım ve yolculuk anılarımı bir günceye dönüştürmeye karar verdim.
bu işe nasıl başladığımı, neden başladığımı ve bu yolculukta ne gibi zorluklar veyahut kolaylıklar yaşadığımı/yaşayacağımı buradan sizlerle paylaşmak istiyorum. çünkü biliyorum ki, maalesef ülkemiz 'bilgi paylaşımı' konusunda sınıfta kalacak derecede tembel...
yaklaşık bir aydır butik kurabiye yapan yetenekli bayanların sayfalarını kurcalıyorum, hepsini can-ı gönülden tebrik ediyorum ancak ortada nedense beni rahatsız eden bir şey var... o da, kimse bunu 'nasıl' başardığını anlatmıyor... kimse hikayesini anlatmıyor... herkes yaptığı kurabiyelerin fotoğraflarını çekip koyuyor... elbette bu çok güzel bir şey... neticede emeğe sonsuz saygısı olan bir insanım ancak bildiklerimizi başkalarıyla paylaşmadıktan sonra, bu yolculukta aynı zorlukları yaşayan insanlar nasıl ve nereden kaynak bulabilecekler? (özellikle türkçe kaynak)
belki de içlerindeki yeteneği keşfedemeden 'pes' edecekler...
ben henüz acemiyim, hak verirsiniz ki, yaşadığım çok tecrübe yok, ama işte tam da bu yüzden bu günceyi tutmaya başladım. günü gününe yazamasam da, butik kurabiye yapmaya heveslenen bir faninin, yani 'aranızdan biri'nin neler yaşadığına şahit olun istiyorum... bu fani neler yapıyor, neleri beceremiyor, nelere çare arıyor, neler yapmak istiyor, hepsini yazmak istiyorum... belki bir gün sizin de karşınıza çıkarım ve belki siz benim derdimin çaresi olmak istersiniz :) ne dersiniz? bildiklerimizi paylaşmak o kadar zor olmamalı ha? :)

bol paylaşım dolu günler dileğiyle...

sevgiyle kalın, kurabiye tadında... :)


(bu bloga esin kaynağı olan biberli'ye teşekkürlerimle...)